dead end

  1. Noun çıkmaz sokak.
  2. Noun ucu (kör tapa ile) tıkalı boru.
  3. Noun çıkmaz, içinden çıkılması/çözümü imkânsız durum/sorun.
    We've come to a dead end in our effort to reach agreement.
iş inde çıkmaza girmek Verb
işinde çıkmaza girmek Verb
çıkmaza girmek Verb
tıkanıp kalmak Verb
herhangi büyük bir kentin belediye başkanlığı
politik son
çıkış yolu olmayan durum
çıkmaz, sonu gelmez, sonuçsuz, neticesiz, ilerisi ümitsiz.
I want to leave this dead-end job of mine.

dead-end kids
k.d. (hayatı kavga ve mücadele ile geçen) fakir mahalle çocukları.
Adjective